‘5 ilke’den ‘Kuşak-Yol’a Myanmar’da askeri darbe
‘5 ilke’den ‘Kuşak-Yol’a Myanmar’da askeri darbe
author

İBRAHİM VARLI

[email protected]

2021.02.02 04:00

Myanmar’ın kısa ve sorunlu demokrasi deneyimi erken sona erdi. Peki neden? Ne oldu da 1965’ten 2015’e kadar ülkeyi aralıksız yöneten askeri cunta yeniden yönetime el koydu?

Görünür neden iktidar partisinin seçimlere hile karıştırması. Kanlı siciline Rohingyalılara karşı işlenen suçları da ekleyerek daha da şişiren cuntanın demokrasi gibi bir niyeti olmadığına göre, ileri sürülen gerekçe de “askıda” kalıyor.

Kısa yakın tarihte ülkenin üç kez isim değiştirmesi Güneydoğu Asya’nın bu en “kapalı devre” ülkesi hakkında bir nebze de olsa bilgi verir nitelikte. İstikrarsızlığın, kaosun, iktidar mücadelesinin sürdüğü ülkenin askeri darbe ile siyasi türbülansa sürüklenmesine verilen uluslararası tepkiler dahi, yaşananlara dair kimi ipuçlarını barındırıyor içinde.

Resmi adıyla Myanmar Birliği Cumhuriyeti, bilinen adlarıyla Burma ya da Birmanya Hint alt kıtasında. Andaman Denizi ve Bengal Körfezi kıyısında Bangladeş, Çin, Hindistan, Laos ve Tayland arasında stratejik konumda.

JEOPOLİTİK DENKLEM

Zengin enerji rezervine sahip ülke, aynı zamanda enerji nakil hatları üzerinde yer alıyor. Bu yönüyle enerji satrancının kilit oyuncularından. Çin’in Pakistan ile birlikte Hint Okyanusu’na açılan önemli kapılarından. Çin’in Bir Kuşak Bir Yol Projesi’nin önemli duraklarından. Özellikle Shwe gaz projesinden Bengal Körfezi kıyısında kurulması planlanan limana Pekin’in özel ilgi odağında.

En büyük ticaret ortağı Çin ile ABD arasında “bilek güreşi”ne sahne olan Myanmar’da darbe ile görevden el çektirilen iktidar Batı destekliydi. Nobel Barış Ödülü verilecek kadar Batılı başkentlerde sevilen Aung San Suu Kyi, devrilen hükümetin doğal lideri konumunda. Çocuklarının yabancı ülke vatandaşı olması nedeniyle Devlet Başkanı olamayan Kyi, Rohingya meselesi nedeniyle uluslararası toplumun tepkisini üzerine çekse de hala Batılı güç merkezlerinin tuttuğu bir isim.

Pekin’in ülkede milyar dolarlık altyapı projeleri var. Açık kaynaklardan da rahatlıkla ulaşılacağı üzere, “Çin’in kredileri, Myanmar’ın dış borcunun yüzde 40’ını oluşturuyor.” Ciddi bir ekonomik ve haliyle bunun getirdiği siyasi bağımlılık sözkonusu.

Myanmar’ı Bengal Körfezi üzerinden Hint Okyanusu’na ulaşmak için bir köprü olarak gören Pekin’in Suu Kyi liderliğindeki Myanmar’ın ABD ile yakınlaşmasından dolayı memnun olmadığı sır değildi. ABD ve Batılı ülkelerden gelen sert tepkilere karşın, Çin’den yapılan “ihtiyatlı” açıklamalar “iki cephe”nin Myanmar üzerindeki niyetlerinin açığa vuruyor.

5 İLKE STRATEJİSİ

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in geçen yıl Ocak ayında gerçekleştirdiği ziyaret dikkat çekiciydi. Pekin bu ülkedeki pozisyonunu daha da güçlendirmeye çalışırken Çin Dışişleri Bakanı’nın Myanmar’a yaptığı ziyaretten kısa bir süre sonra gelen darbe Pekin’i “olağan şüpheli” konumuna soksa da yeni “süper güç” olarak tanımlanan Çin’in doğrudan bir müdahale geçmişi bulunmuyor.

İki ülke arasında ekonominin yanında siyasi olarak da kuvvetli bir “ilişki” söz konusu. “Barış içinde bir arada yaşamanın 5 ilkesi” çerçevesinde iki ülke her daim birbirini kolladı. “Barış içinde bir arada yaşamanın 5 ilkesi” 1954 yılında Çin, Hindistan ve Birmanya tarafından ortaklaşa ileri sürülmüştü. 1953’te dönemin Çin Başbakanı Zhou Enlai tarafından ortaya koyulan 5 ilke egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı, birbirine saldırmama, birbirinin içişlerine karışmama, eşitlik ve karşılıklı yarar ve barış içinde bir arada yaşama ilkelerinden oluşuyor.

Çin ve Myanmar uluslararası ilişkilerde hep “5 ilke” çerçevesinde hareket etti. Çin, Rohingya/Arakan sorununda Myanmar’ın yanında yer alan ender ülkelerden. Myanmar ise Tayvan, Tibet ve Uygur meselelerinde her daim Çin’in yanında yer aldı.

Myanmar Darbesi de gösterdi ki dünyanın yeni ekonomik ve siyasi ağırlık merkezi Hint-Pasifik hattının yeni bir türbülansa giriyor. Güney Çin Denizi’ndeki kapışmalar, Hindistan-Pakistan arasında zaman zaman çatışmaya da dönüşen Keşmiş krizi, Hindiçin’deki kırılgan ilişkiler derken bütün bir Asya-Pasifik bölgesini zor günler bekliyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here